(Çekilişin sayfası için buraya tıklayın!)

 

Kopenhag’a yaptığım geziden sonra, gitmeseydim de olurdu dediğim yerleri ve en beğenerek gittiğim yerleri düzenleyerek orası için belki yol gösterici olur diye paylaşmak istedim. İşte Kopenhag’a üç günlüğüne gidiyorsanız görülmesi ve gezilmesi gereken yerler:

Gün 1:

 

Uçağınızın kaçta indiğine bağlı olarak ilk gün neler yapılabileceği değişiyor. Eğer uçağınız gündüz vakti iniyorsa gezilmesi gereken yerler:

Assistens Mezarlığı: Danimarka’nın önemli isimlerinin bulunduğu bu mezarlıkta Disney’de kullanılan masalların orjinallerini yazmış olan Danimarkalı yazar Hans Christian Anderson’ın mezarı da yer alıyor. Bana göre bu mezarlığın en etkileyici yanı, nasıl korkulması gereken bir yer gibi değil de insanların kendilerini rahat hissedebilecekleri bir park haline getirilmiş olması. İnsanların oraya sohbet etmek, koşu yapmak için geldiklerini görmek çok şaşırtıcı olmuştu.

Superkilen Parkı: Avrupa’nın en garip parkı diye geçen bu parkın olayı çeşitliliği desteklemek. En ilginç diye geçen kısımlardan biri ise siyah bölümü. Bu bölümün genel olarak asfaltın üzerine beyaz boyayla izohips haritaları çizilmiş gibi bir görüntüsü var (Daha fazla bilgi için buraya tıklayın).

Coffee Collective: Bu kahve dükkanından Kopenhag’ın birçok yerinde bulmak mümkün. Bence biraz soluklanmak için ideal bir yer, çünkü kahvelerine inanılmaz özen gösteriyorlar ve kahvenin bir sanat olduğu düşüncesiyle hareket ediyorlar. Özel olan kahvelerini baristalara sorarsanız, onların tavsiyeleriyle harika kahveler içeceğinize emin olabilirsiniz. (Hakkında bilgi için tıklayın.)

Christiania: Özgür kasaba olarak geçen Christiania, Kopenhag’ın ortasında kurulu özerk bir bölge. Bu yerin kendine ait hükümeti ve kuralları mevcut. (Christiania hakkında daha fazla bilgi için buraya tıklayın.)

Kopenhag Opera Binası (Operaen): Dünyanın en büyük ikinci opera binası olmakla birlikte, dünyadaki en pahalı ve en modern opera binası olan Operaen’i mutlaka gidin görün. Gitmesi Christiania’dan sonra yol açısından da çok kolay (Fazladan bilgi için tıklayın.)

Copenhagen Street Food: Kopenhag’da bulabileceginiz en uygun fiyatlı yemek yeri ve içinde bulunması da bir çok keyifli olan bir mekan. Buraya kesinlikle uğrayıp yemek yemenizi öneririm. Hemen hemen her ülkenin mutfağını burada bulmanız mümkün. Küçük bölmeler halinde birçok yerde yemek satılıyor. (Fazladan bilgi için tıklayın.).

Uçağınız ögleden sonra iniyorsa bence ilk uc yeri atlayıp doğrudan sonraki uç yere geçebilirsiniz. İlk uç yer birbirine çok yakın olduğu gibi, ikinci üçlü de birbirine çok yakın ama bu iki üçlü birbirine oldukça uzak. Ayrıca Christiania, Kopenhag Opera Binasi ev Copenhag Street Food’u diğer üçlüye göre çok daha ilgi çekici bulduğumu da eklemem gerekir.

Gün 2:

 

 

Bence ikinci gün sabahtan yapılabilecek en güzel şey Free Walking Tour‘a katılmak. Free Walking Tour’un ne olduğunu bilmiyorsanız; hemen hemen her ülkede bulunan bir ücretsiz yürüyüş turu. Belli saatlerde belli yerlerden başlıyor ve şehri baştan başa bir tur rehberi eşliğinde yürüyorsunuz. En son memnuniyetinize ve bütçenize göre gönlünüzden kopan kadarını bahşiş olarak bırakıyorsunuz Bu turların en güzel yanlarından biri, amaçları bahşiş toplayabilmek olduğu için bu rehberler çok eğlenceli, komik, espirili insanlar oluyor. Yani gezi süreci de çok eğlenceli geçiyor. Kopenhag’dakinin süresi 3 saat (grand tour olanı). Bu turu yaptırdığı için paylaşacağım internet sitesinde katılmak için rezervasyon gerektirdiği yazsa da rezervasyon yaptırmasanız da gezi saatinde toplanma alanında bulunmanız yeterli olacaktır. (Kopenhag free walking tour için tıklayın.).

Kastellet: Yürüyüş turu bu parka son derece yakın bir mesafede bitiyor. Yukarıdan yıldız şeklinde görünen bu park kesinlikle görülmeye değer. Hem de üç saatlik yürüyüşün ardından bir mola verip dinlenmek, banklarda oturmak ve etrafa bakınmak için de ideal bir yer. Kastellet’in içerisini de gezmek isterseniz içerisinde de çok sevimli küçük bir kasaba bulunuyor (Daha fazla bilgi için tıklayın.)

Deniz kızı heykeli: Kopenhag’da bulunan ünlü küçük deniz kızı heykeli Kastellet’e inanılmaz yakın bir mesafede bulunuyor. Bu heykel Kopenhag’in sembolü haline gelmiş (New York’taki Özgürlük Heykeli ve Brüksel’deki İşeyen Çocuk heykeli gibi). Danimarkalılar, heykeli fazla turistik buldukları için pek sevmiyorlar, bu yüzden de pek oraya gidip görmeyi de tavsiye etmiyorlar ama oraya kadar gitmişken bu heykeli de görmekte fayda var (Daha fazla bilgi için tıklayın.).

Mikellar (veya Mikellar & Friends): Bu iki birahanede de otuzdan fazla kendi yapımları olan biralarından servis ediyorlar. Her damak tadına göre biraları mevcut. Deneyerek de seçilebiliyor. Mutlaka denemenizi tavsiye ederim (benim favorim ekşi olanlar oldu).

Gün 3:

 

 

Bugün için yine bir Free Walking Tour önerisi yapacağım ama bu seferki Grand Tour değil, klasik tur. Klasik turda Grand Tour’un kapsamadığı yerleri gezdiriyorlar, böylece Kopenhag’ın görulmesi gereken her yerini görmüş oluyorsunuz. Bu turun süresi 1,5 saat.(Kopenhag free walking tour için tıklayın.).

Torvehallerne Food Market: Bu marketin içinde öğlen atıştırılabilecek yemeklerle birlikte, kahveler, çikolatalar ve daha birçok yiyecek çeşidi yer alıyor. Öğle yemeği için burayı gezip buradan bir şeyler yiyebilirsiniz (Danimarka’nın ünlü tek yüzü açık sandviçi gibi). (Torvehallerne için tıklayın.)

Kanal Turu: Kopenhag’ın birçok yerinden kanal turları kalkıyor. Bu kanal turları görulmesi gereken birçok yerin önünden geçtiği gibi, kanalın içinde tıngır mıngır ilerlemek de çok keyifli ve dinlendirici. Yani bir buçuk saatlik yürüyüşün ve iki günlük yorrgunluğun sonunda bu tura katılmak ideal olacaktır. Çünkü bu turun sonunda yine yürümeye devam… Bir de, Free Walking Tour kanal turu için yüzde onluk indirim kartı veriyor, o kartı istemeyi unutmayın.

Strøget: Burası Kopenhag’ın en uzun, sadece yayaların girişinin serbest olduğu, caddesi. Bu cadde uzerinde birçok mağaza mevcut. Bu caddeden çıkan ara sokaklarda da birçok gezilecek yer var. Her yerin akşam 6’da kapandığını dikkate alacak şekilde, geriye kalan zamanı burada değerlendirip caddeleri gezmek çok keyifli olacaktır. Özellikle “Flying Tiger” mağazasına bakmanızı tavsiye ederim (Flying Tiger için tıklayın.). Ayrıca, “Lego” bir Danimarka markası ve Lego Store bu cadde üzerinde var. Lego Store’un içindeki mavi bisikletin üzerine oturmak serbest. Klasik bir Danimarka fotoğrafı için bisikletle poz verebilirsiniz. İçinde legodan küçük deniz kızı anahtarlığı da satılılıyor. Hem hediye olarak hem de anı olmasi için güzel bütçeye uygun bir hediye seçeneği oluşturacaktır.

3 günlük gezinin sonuna geldik, umarım yardımcı olmuştur. Ben bu geziyi Mart ayının ortasında yaptığım için soğuk havadan dolayı Tivoli Bahçesi kapalıydı. Ama Tivoli Bahçesinin açık olduğu bir sezonda gidiyorsanız oraya da mutlaka göz atın. En çok gezilmesi tavsiye edilen yerlerinden biri de orası. İyi geziler…

 

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s