Geçenlerde Zorlu’da oynayan 39 Basamak isimli tiyatro oyununa gittim. O günkü makyaj ve giyim konusuna değinmeden önce biraz oyundan bahsetmek istiyorum:

39 Basamak, aslen John Buchan tarafından yazılmış melodrama türünde bir romandır. Alfred Hitchcock bu romanı 1935 yılında filme almıştır. Bu oyun da, filme alınan versiyonunun bir uyarlaması şeklindedir. Oyunda yalnızca dört oyuncu yer alıyor ama bu

dört oyuncu size onlarca karakter sunuyor. Hemen hemen herkesin birden fazla rolü var (hem canlı hem de cansız varlıkları oynuyorlar). Bu karakterlerini canlandırırken lehçeler, aksanlar, mimikler, obje kullanımları, her şey harika bir şekilde rollerine uygun olarak kullanılıyor. Bütün karakterleri ne kadar büyük ustalakla sahneledikleri ve obje kullanımının ne kadar başarılı olduğu açılarından oyuncuları inanılmaz takdir ettim. Bunun dışında, seyirci de zaman zaman oyunun içine katılıyor. Yani etki-tepkiye çok müsait bir oyun. Çok amaçlı kullanılabilen dekorları ve günlük hayatta tiyatroda yaşananları yansıtan doğal bir mizah anlayışı da var. Oyun, bir tiyatro oyununa gelen Richard Hannay’in gizli bir ajanla tanışmasıyla başına gelenleri konu alıyor. İnanın bana, oyunun konusu kesinlikle bu oyunun en geride kalan öğesi. Oyun o kadar başarılı sahnelenmiş ki, oyunun konusunun ne olduğuna bakmayın bile derim ben. Oyuncular da Demet Evgar, Engin Hepileri, Bülent Şakrak ve Okan Yalabık. Oyuncuların her biri birbirinden iyi olduğu bir kadro… Oyun son derece akıcı bir oyun. Bana göre, ikinci perde ilk perdeye gore daha sürükleyiciydi. Kesinlikle gidip izlenmesi gereken bir oyun, tavsiye ederim. (Oyunun biletleri ve oyun hakkında bilgi için buraya tıklayın.)

 

 

Gelelim kıyafetler ve makyaja… Bloğumda pek yer vermediğimden anlamışsınızdır, güzel giyinmeye çalışsam da moda konusunda en başarılı ya da iddialı kişilerden olduğum söylenemez… Bu yüzden, bu bölümü hızlı geçiyorum. Yanlış gidemeyeceğim parçalarla bir şeyler oluşturmaya çalıştım. Bu da gri düz elbise, kolsuz ceket ve muz çorap oldu.

 

 

Ve işte makyaj:

Öncelikle, fazla eşya ortaya çıkarmak istemediğim için allık, aydınlatıcı, bronzer ve farım için Illuminate by Ashley’den “Night Goddess” paletini kullandım. Farın tozunun dökülme ihtimali olduğu için önce göz makyajımla başladım. Urban Decay Primer Potion’ı toplu iğnenin ucu kadar kullanınca bile yetiyor. Primer potion’ı bütün göz kapağıma yaydıktan sonra, kıvrım bölgesine kadar Night Goddess paletindeki “Animal” rengini sürdüm. Sonra da kıvrım bölgesini ve gözümün dış kenarını “After Dark” rengi ile belirginleştirdim. Kaşımın altındaki kıvrıma da “Twilight” rengini kullandım. Daha sonra gözümün alt kısmına da aynı renkleri sırasıyla uyguladım (tamamına “Animal”, dış kısmına “After Dark”). Gözümün iç kısmına da paletteki aydınlatıcı renk olan “Dangerous”ı kullandım. Gözümün üst iç kısmına siyah göz kalemi sürdüm ve Urban Decay Perversion maskarayı alt ve üst kirpiklerimde birkaç kat uygulayarak göz makyajımı bitirdim.

Daha sonra, hafif olması için tek kat Chanel Vitalumiere Aqua’yı yüzüme uyguladım. Gözaltı kapatıcısı ile de işim bitince göz kapatıcısını sürdüğüm yerleri ve yüzümde T bölgesini sabitleyici pudra ile sabitledim. Paletteki “Dusk”, “Dangerous” ve “Dawn” renklerini de bronzer, aydınlatıcı ve allık olarak kullandım.

Son olarak, Makyajı NYX Whipped Caviar Mat rujumu sürüp, X ve + şekillerinde Urban Decay All-Nighter makyaj sabitleyici spreyimi sıkarak tamamladım.

 

DSCN1639.JPG

 

Makyajda kullandığım ürünleri incelemek isterseniz linkleri burada:

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s